Antonio

[tube]http://www.youtube.com/watch?v=6Zg3jcQgOEU[/tube]

Antonio adam gibi adam, amerikanın bıçkın delikanlısı, oda arkadaşım. Yaşamının büyük bölümünü müziğe adamış Antonio kalanında ise ot, içki ve seksle vaktini geçiriyor. Eskiden uyandığında kulaklıklarına saldırırdı sanki rüyasında görmüş gibi şimdilerde ise yeni aldığı opallöre atılıyor daha bir istekle. Yani son ses müzikle uyanıyoruz her sabah ama şikayetçi değilim aynı telden çalıyoruz çünkü. Bu sabah da bunla uyandık işte biraz geç kalınmış bir gönderme ama biz çoktan hoşgeldik be senin dünyana Antonio. Her sabah Big L’in Put it on’undaki gibi uyanır yatağına oturur yüksek dozda müziğini alır sonra yaşamına devam ederdi ama kulaklığını da eksik etmez yanından Antonio müziksiz yürüdüğünü bile neredeyse görmedim. Hayatını ritme bağlamış bizim gibi ya da bizden biri. Çoğu amerikalının aksine saygılı, kimseye karışmaz kendi halinde bir adam ama ‘shy’ bir tip anlamayın aksine yerinde de en etkini odur. Gece hayatına düşkün, haftanın yarısında da seksini yapar haftada en az birine de şahit olduğum için söylüyorum bunları. Her gün işten 9-10 gibi gelir otunu çeker biraz içkisini de içip mekanların yolunu tutar. Tabi sizin aklınız ‘şahit olduğum’ da kaldı oraya da gelicem. Kötü yanları da var-vardı bizi etkileyen yoksa hoşuma bile gidiyordu. İlk odaya giriş yaptığım gün geldi ilk adımı yaşımı sonra da ot içip içmediğimi sordu yandaş arıyordu yanına ama kusura bakma be adamım sigaradan ötesi yok bizde dedim. Ot kokusu bok kokusundan beter bir kokudur. Yaz başlarında içer ne etrafa bişey sıkardı ne de AC yi çalıştırırdı. AC dediğimin de aslında kendine hayrı yok ama bir nebze kurtarır günü. Her odaya girdiğimizde ettiğimiz türkçe küfürleri anlayabiliyordu artık. Birgün geldi elinde bir tane spray ile ben yokken kokudan rahatsız olursan bunu sık dedi ve sıktı biraz kendi cidden de etkiliydi diyorum ya saygılı çocuk.  Biraz daha böyle devam ettikten sonra odada içmemeye başladı zaten birkaç nedenden dolayı.

Otelin çalışanlarına ayırdığı 2 yurt tarzı yeri var biri bizim kaldığımız low level diğeri ise jamaicalıların işgali altında olan quorum(yazılışından hala emin değilim). Sıkıcı akşamlardan birinde quorumda monopoly oynuyoruz arkadaşlarla yaklaşık 2 ay önceden bahsediyorum. Antonio da biraz ilerde bir kızla muhabbet ediyordu. Bizi gördü ve oo güzel oyun gençler diye seslendi içinden de ve uzun oyun diyip sinsi bir gülüş attığını sezebiliyordum. Neyse biz devam ettik biraz sonra da gözden kayboldu zaten kızla. Oyunu bitirdik daha doğrusu sıkıldık bıraktık odalara dağıldık yatmaya çalışan adamız sonuçta. Arkadaşla odamızın olduğu low levela döndük geri ama hiç beklemediğimiz bir görüntüyle karşılaştık. Antonio’nun biz oyun oynarken konuştuğu kızın başına toplanmış herkes bir şeyler konuşuyorlardı. Hafif yaklaştık bir şeyler öğreniriz belki diye bir kaç cümlede 2021 geçtiğini duyduk. 2021 daha sonra herkesin öğreneceği biraz da olsun efsaneleşecek olan günah odası yani bizim odamızın numarası. Yaklaşınca farkettik kız aşırı sarhoş bir yandan kıvranıyor bir yandan da küçük bez parçasıyla alnındaki yaraya bastırıyordu. Kafa topuna çıkıp başka bir futbolcuyla çarpışmış da alnı açılmış gibiydi sanki. Kıza neler olduğunu anlattırmaya çalışıyorlardı fakat kız hiçbir şey hatırlamıyordu aşırı sarhoştu hala çünkü. Baktık bir şey öğrenemeyeceğiz odanın yolunu tuttuk. Kapıyı açınca karşılaşacağımız manzaradan korkuyorduk. Hafif bir korkuyla açtık kapıyı her şey yerindeydi. Biraz olsun rahatladıktan sonra Antonio’yu kontrol ettik. Her zamanki gibi kulaklıktan gelen müzik sesiyle arkasını dönmüş  zifiri karanlıkta yatıyordu (odada daha sonradan aldığımız küçük bir ampülden başka ışık kaynağımızdan başka bir şeyimiz yok o da zaten çevresini zor aydınlatıyor). Neyse çıktık odadan yine olayı çözmeye yönelik bir tur atalım low levelda diye. Biz dışardayken security ve bir kaç polis odamıza daldılar. Adada zaten 6 tane polis var onlara da iş çıkmıştı. Gün boyu adada bisikletlerle dolanan(adada motorlu taşıt yok) ada polisinin millet şehir boyu arabayla suçlu kovalar bizim yaptığımız işe bak dedikleri rahatça sezilebiliyordu. Kapı aralığından baktık biraz Antonio’yu kaldırmaya çalıştılar ama ölü gibi yatıyordu sonunda hafif kaldırıp yatağa oturttular sürekli bir şeyler soruyorlardı ama çocuğun kafasını kaldıracak hali yoktu. Yaşını sordular cevap alamayınca kimliğini istediler o da uzun bir uğraştan sonra bulup verdi underage olduğu ortaya çıktı . Amerika’da 21 yaş altı alkol kullanımı yasak ayrıca otel kurallarına göre de odada içki içilmesi yasak. Odada kızın kanına ait kanıt araması yapıldıktan sonra bir şey bulamayan polis Antonio’yu da alıp odadan çıktı. O gece geri dönmedi. Bize de onun yatağı çevresine yaklaşmamamız söylendi. Çünkü ertesi gün odada gün ışığında tekrar arama yapılacaktı diyorum ya yarasa gibiyiz karanlıkta yaşıyoruz. Diğer gün geldiler tekrar eski zulalarıyla birlikte dolu-boş bir sürü alkol şişesi buldular ama ota dair bir şey bulamadılar ya çok iyi saklıyordu ya da o günlük yoktu. Atılacağını düşündüğümüz hatta tüm olanlara göre atılması zorunlu olan bizim deli oğlan ertesi gün geldi normal yaşamına devam etti. Aynısını biz yapsak anında atılırız amerikalı ya hıaaa.. dedik haklı olarak. Öğrendiğimize göre ne Antonio ne de kız o gece ne olup bittiğine dair hiçbir şey hatırlamıyordu. Kızın kafasındaki açılmanın da nasıl meydana geldiği çözülemedi odada kan bulunamadığından. Bilinenler sadece çok içtikler kızın odadan kendini dışarı zor attığı onu gören jamaicalı kadınların da security aramasından ibaretti.

İşte bu olaydan sonra odada ot ve alkol içmeyi azalttı. Azalttı diyorum çünkü dışarda yine dibine vurduğunu düşünüyorum ayrıca oda da hala alkolü eksik olmaz.

Ha bu arada ‘şahit olduğum’ kısmını açıklayım. Moldovalı hafif balık etli bir belini kapalı göremediğimiz bizim otelde çalışan Antonio’nun favorisi bir kız var. Haftada 1-2 kez düzenli olarak bu kızı odamızda ağırlıyoruz. Başlarda kız utanıyordu battaniye altında hallediyorlardı işlerini sadece şimdilerde ise daha serbest takılıyorlar onlar alıştı biz de alıştık hava hoş.

Ayrıca Antonio’nun 94’lü olması her yaptığı şeyde yaşını sorgulamamıza neden oluyor. Hayatı erken ve hızlı mı yaşıyor yoksa biz yavaş ve geç mi yaşıyoruz?

Share

Antonio” üzerine 4 yorum

Bir cevap yazın