Dinozorlara inanıyor musun?

“Genzi yorgun O’nun püstürtmekten alevler üstümüze
Kibri baki milyar yıldır yer açın şimdi zihninizde”

Nesillerdir ne biliyorsak hepsi burada bu öyküde.
Düşünsenize ne birikim ama!

“14 kuşaktır varolan balat.
Şimdi sana aktarılacak.”

Eski gelenekler, artık tanınmıyor ve bu bilgelerin bildiği bir şey.
Ama yaşlıların değil.Neyse, her neyse.

“Ölümün üzerine tükürüyordu Bada
Çünkü ondan çok önceydi o, o ilk var olan!
Hayır bilinenden de önceydi
İlk O vardı belki de zira.
Kuzey buz denizinde yalnız başına
Evriliyordu milyar yıldır Arda’yla
Biliyordu okyanusun adını ve öğrenecekti yakında
Gökyüzünün adını da.
Çıktığı ilk karaya ‘naber’ dedi.
Ve gerisi geldi zamanla.”

Tamam.Burada bir sorun var.
Her şeyden önce var olandan önce var olan.
Devamı pek sanatsal değil sanırım.
Aşık değil gibi hiç ya da kinden bihaber.
Dedim ya nesillerdir var bu bilinenler.Kanun koyucular.

“Ölümden önce sonsuzluk, ölümden sonra sonsuzluk
Ve Bada sürüyordu kanatlarında sonsuzluğu”

Ben ölümden önce değilim.Ya da sonsuzluktan.Bana öğretilen bu değil.
Bu öyküler saçmalık.Bu yazılanlar anlatılanlar ve aktarımlar.Bunları öğrenmek için seçilmiş olmamsa.
Okuyorsun ya işte pekte özgür bir ruh değil benimkisi ya da belki fazla başına buyruk.
Bir soyun son evladı döneminin eski/yeni tüm bilinenlerini ezberlemesi gereken kişi.Ben.
İlk ben vardım.Dinozorlardan bile önce.Ölümden hemen sonra bana kalırsa.
Ve sen de vardın.Belki de güneydeki tatlı su akıntılarıydı ilk evin.
Kuantum bilgisayarları için bile fazla karışık aynı devirde var olmuş olmamız.Öyle mi?
Düşünsene sağ kalmayı başaranlar biziz.Bir soyun temsilcileri.
Tüm o stegosauruslar ve brontosauruslar
Velociraptorlar ve sonrasında kılıç dişliler.
Her birinden sağ kurtulmayı başarmış soyların temsilcileri.
Rüyadan uyanıyor olmalısın tam da ağaçtan düşerken sende.
Bilinen haliyle Arda’nın küçük bir şehrinde ve fezanın karanlığında başka tüm diğer bilinçlerden uzak bir yerde.
Merak ediyorum neler yaptığını?
Göremeyecek kadar az mı aralık gözlerin her gün yürüdüğün kaldırımların rengini?
Yoksa sürekli aynı yolu yürümek mi sorun.?!
Merak ediyorum neler okuduğunu?
Var mı Philip’ten bildiğin yeni bir kurgu ?
Merak ediyorum favori metin editörünü.
Vi mı yoksa Emacs mi? İkiside değil diyecek kadar genç misin yoksa?
Bir Turgut Uyar şiiri mi o dinlediğin, yoksa some english words and guitar riffs like i spell when i get excited about it.
Göremiyorum ki civarda seni.Sorayım tüm bunları bir çırpıda.
Müsaden var mı acaba
İnanıyor musun dinozorlara ?

Share

Bir cevap yazın